How can we help?

You can also find more resources in our Help Center.

405 terms

Açılım Türkçe : Günlük konuşma dili

Açılım Türkçe ,Turkish,turkish,turkce, Daily Conversation
STUDY
PLAY
ona göre
According to that
nihayet ; sonunda
At last
nede olsa
After all
en azından
At least
biraz
A little
en çok ; azami
At most
bir parça
A little bit
derhal
At once
bütün gün
All day long
rasgele, rast gele
At random
birdenbire
All of a sudden
kısa süre içinde
At short notice
hepiniz
All of you
bütün dünyada
All over the world
arkada
At the back
peki
All right
kapıda
At the door
tamam mı?
All set?
sonunda
At the end
hemen hemen
Almost
aynı zamanda
At the same time
çoktan beri
A long time ago
nitekim
As a matter of fact
çok geçmeden yakında
Before long
usulen
As a rule
bana kalırsa
As for me
bundan başka
Besides
sanki ; güya
As if ; as though
daha iyi
Better
her zamanki gibi
As usual
ikiniz de
Both of you
nasıl isterseniz
As you please
uçakla
By airmail
her zaman
At any rate
ezberden
By heart
ilkin
At first
aracıyla
By means of
elde
At hand
asla
By no means
sırası gelmişken
By the way
sıra ile
By turns
eliyle
Care of
nasıl olur?
How is that?
buyurun ; giriniz
Come in!
kaç tane
How many?
bundan dolayı
Consequently
kaça? ; ne kadar?
How much.
bir şey değil
Don't mention it
affedesiniz!; üzülüyorum
I am sorry!
merak etmeyin
Don't worry
ilişik olarak
Enclosed
eminim
I am sure
o zamandan beri
Ever since
özür dilerim
I beg your pardon
her gün
Every day
yüz yüze
Face to face
elimde değil
I can't help it
sonsuzca
For ever
Allaha aşkına!
For God's sake!
aldırmam!
I don't care
örneğin
For instance
gerekirse
If need be
satılık
For sale
kabilse
If possible
ilk kez olarak
For the first time
zamansız
Ill-timed
şimdilik
for the time being
acele ; ivedili
In a hurry
sık sık
Frequently
her halde ; nasılsa
In any case ; somehow
baştan başa
From end to end
zamanında
In due course
şimdiden sonra
From now on
tam zamanında
In due time
bu andan sonra
From this moment
her bakımdan
In every respect
bundan sonra
From this time on
esasen ; nitekim
In fact
dolmuştur
Full up
önünde ; karşısında
In front of
işe yaramaz
Good for nothing
bir çırpıda
In no time
yakışıklı
Good looking
amacıyla
In order to
iyi şanslar
Good luck
ona rağmen
In spite of it
git gide
Gradually
sonunda
In the end
buyurun
Help yourself
ilk önce
In the first place
nasılsınız?
How are you?
gelecekte
In the future
sonunda
In the long run
bu arada
In the meantime
ortada
In the middle
şüphesiz
No doubt
sabahleyin
In the morning
zararı yok
No harm done
açık havada
In the open
hiç de değil
Not at all
gölgede
In the shade
arada sırada
Now and again ; now and then
Suçüstü
In the very act
bu halde
In this case
böylelikle
In this manner
tabii
Of course
tam vaktinde
On time
geçenlerde
Of late
sıra ile
In turns
durmadan
On and on
değil mi?
Isn't it?
bir daha
Once again
sahi mi?
Is that so?
kesinlikle
Once and for all
galiba
I suppose so
haftada bir
Once a week
fark etmez
It is all the same
ara sıra
Once in a while
değmez
It is not worth while
tekrar ; bir daha
Once more
boşuna
It is of no use
şartıyla
On condition that
birer birer
One by one
bir dakika
Just a moment
yürüyerek
On foot
ne olur ne olmaz
Just in case
izinli
On leave
tam vaktinde
Just in time
bile bile ; kasten
On purpose
tersine ; aksine
On the contrary
daha az
Less
git işine
Let me alone
solda
On the left
gidelim
Let's go
sağda
On the right
azar azar
Little by little
diğer taraftan
On the other hand
uzun zamandan beri
Long ago
dikkat et!
Look out!
tepesinde
On top of
tekrar
Over again
ısmarlama
Made to order
orada
Over there
belki ; olabilir
Maybe
lütfen ; rica ederim
Please
aşağı yukarı
More or less
şartıyla
Providing that
hazır konfeksiyon
Ready made
sabaha kadar
Till morning
gidiş-dönüş bileti
Return ticket
tabii
To be sure
kiralık
To let ; to rent
işte burada
Right here
pek çok
Too many
işte orada
Right there
pek fazla
Too much
yarım yamalak
Rough and ready
yaşça küçük
Under age
darmadağın
Up side down
sağ salim
Safe and sound
modern
Up to date
gene görüşeli
See you later
şimdiye kadar
Up to now
yan yana
Side by side
uzun zamandan beri
Since a long time
hoş geldiniz
Welcome!
bravo!
Well done!
ozamandan beri
Since then
ne oldu?
What happened?
eyvallah
So long
ne oluyor?
What's happening? ; What's up?
er geç
Sooner or later
şöyle böyle
So-so
neniz var?
What's wrong with you?
sözde ; sanki
So to say
şöyle ki
So that
ne çıkar?
What's the matter?
ya sonra?
What next?
teşekkürler
Thanks a lot
neden olmasın?
Why not?
anlaştık
Agreed ; OK!
ister istemez
Willy nilly
doğru ; tamam
That right
amacıyla
With a view to
yani
That is to say
ayrıksız
With no exceptions
olabilir
That maybe
oy birliği ile
With one accord
o zaman ; öyleyse
Then
bir an önce
The soonest possible
izninizle
With your leave
bir şey değil
You're welcome
ya sen? / ya siz?
and you? or how about you?
kesinlikle
exactly, certainly, absolutely
kesinlikle hayır / kesinlikle olmaz
no way!
neyse
whatever, never mind
vay canına
wow, gosh, golly
maalesef
unfortunately
mesela
for example
örneğin
for example
bu yüzden
therefore, so, for this reason
bu nedenle
therefore, so, for this reason
bu sebeple
therefore, so, for this reason
bu sebepten
therefore, so, for this reason
bunun için
therefore, so, for this reason
bundan dolayı
therefore, so, for this reason
o zaman
then, at the time
şu anda
at this moment, just now
şimdilik
for now, temporarily, for the time being
hadi canım
exclamation in response to surprising/mostly good news
hadi ya
exclamation in response to bad news
haklı mı?
was it right/correct? OR was that person right/correct?
değil mi?
right? isn't it? (usually added at the end of a statement)
öyle mi?
oh really? (for something more mundane, acknowledging you heard it)
gerçekten mi?
really?! (for something more surprising)
hadi nazlanma
come on, don't be coy
çocuk oyuncağı
very easy, child's play
ne olduğuna bağlı
it depends
ne olmuş?
so what?
ne oldu?
what happened?
olsun
let it be
olur
okay, all right
işte böyle
that's how it is
işte bu / işte budur!
way to go!
şöyle böyle
so-so
tekrar alabilir miyim?
can I get that again? (can you repeat that?)
herhalde
probably
galiba
probably
eminim
I'm sure
emin değilim
I'm not sure
elbette
of course, sure, by all means
kuşkusuz / şüphesiz
without a doubt
neredeyse eminim
I'm almost sure
büyük ihtimalle
most likely
zevk meselesi
it's a matter of taste
alışkın değilim
I'm not used (accustomed) to it
yok gibi / sanki yok
as if it weren't there
boş ver(in)!
never mind, forget it!
yarın hallederim
I'll fix it tomorrow
adım adım
step by step
tek tek
one by one
her zamanki gibi
like always
hayırdır?
for what reason? / I hope it's a good reason (that you're not telling me) / what's going on?
biraz özel
it's kind of private / I can't tell you
müsait misin?
are you available?
ne zamandır görüşemiyoruz
it's been so long, "long time no see"
bir / biraz düşüneyim
let me think about it
bir bakayım
let me take a look
bir daha
one more (colloquially pronounced "bi daha")
bir dakika lütfen
one minute please (colloquially pronounced "bi dak ka")
ne haber?
how are you, what's the news? (colloquially pronounced "naber?")
ne yapıyorsunuz?
what are you doing (formal or plural)? (colloquially pronounced "napıyonuz?" or "napıyosunuz?")
ne yapıyorsun?
what are you doing (informal)? (colloquially pronounced "napıyosun?")
boş zamanım yok / vaktim yok
I don't have time
çok yoğunum
I'm so busy I can't even fit it in (I'm booked)
meşgulüm
I'm busy (at that time), I already have something planned
bakarız
maybe, "we'll see"
belki
maybe
olabilir
it can be, perhaps, it's possible
aslında
actually
ayrıca
also, in addition, besides
inanamıyorum
I can't believe it! (contrast with inanmıyorum)
inanmıyorum
I don't believe it! (contrast with inanamıyorum)
sanmıyorum / zannetmiyorum
I don't think so
Allah'a emanet ol
trust yourself to God
Allah'a ısmarladık (colloquially pronounced "Alahsmarladık")
goodbye (religious - literally, "God be with you"), the reply to this is "güle güle"
selam aleykum
hello (religious), the reply to this is "ve aleykum selam"
_____'a selam söyle
say hi to ______, the reply to this is "aleykum selam"
tamam, nasip
okay, it wasn't meant to be OR it was meant to be this way
canın sağ olsun
bless your soul
____ ile ilgili
related to ____
ne var, ne yok?
what's up?
doğru
(that's) right
oldu
all right
mutlaka
by all means, absolutely, definitely
mümkün
it's possible
hakkınız var / haklısınız
you're right
mümkün değil
it isn't possible
olmaz
it can't be / no way
imkansız
it's impossible
ben de aynı fikirdeyim / ben de o görüşteyim
I have the same opinion
evet, bence de öyle
yes, I think so, too
ben de böyle / öyle düşünüyorum
I think this / that way, too
aynen dediğiniz gibi
exactly as you said
hiç(bir) itirazım yok
I have no objection (at all)
itiraz etmiyorum
I don't object
görüşlerini(zi) paylaşıyorum / görüşlerin(iz)e katılıyorum
I share your views
katiyen
never
hadi be
exclamation in response to surprising news (more colloquial)
nasip değilmiş
never mind, it wasn't meant to be
fark etmez (colloquially pronounced like "far-ket-mez")
it makes no difference, it doesn't matter
önemli değil
it's not important, it doesn't matter
yani
meaning, I mean, in other words
Allah aşkına! (usually in exasperation)
For God's sake / for heaven's sake / for Pete's sake!
Sormakta bir sakınca yok.
There's no harm in asking.
Kafana takma / Kafanıza takmayın.
Don't worry about it.
Kendini suçlama / Kendinizi suçlamayın.
Don't blame yourself.
Gözün aydın / Gözünüz aydın!
Congratulations!
Bir şey sorabilir miyim? (often pronounced "bişey")
Can I ask something?
Bir şey soracağim. (preceding a question, often pronounced "bişey")
I'll ask something.
Ne alakası var?
What's that got to do with anything?
Nereden bileyim? (often pronounced "nerden")
How should I know / From where would I know?
Nasıl istersen! (meaning varies according to tone of voice)
Suit yourself / as you wish / however you like / whatever you want!
Sen bilirsin.
Suit yourself / whatever you say / you know best.
Kim bilir?!
Who knows?!
Hani, göster!
Where, show it!
O ne be?! (usually in surprise / annoyance)
What the heck is that?!
O da ne! (usually in surprise / annoyance)
What the heck is that?!
O ne ya?! (usually in surprise / annoyance)
What the heck is that?!
Tüh!
Shoot / oh snap / alas / tsk tsk!
Çüş!
Whoa!
Bana ne / Sana ne / Ona ne? (a little rude)
What's it to me (who cares?) / What's it to you / What's it to him/her?
Ne dersin? (asking for agreement/opinion)
What do you say (to this)?
Ne söylememi istiyorsun?
What do you want me to say?
Ne dedin sen? / Sen ne dedin?
Say what? / What did you say?
Ne söyleyebilirim?
What can I say?
Fazla söze hacet yok.
What more is there to say?
Söyleyecek ne kaldı ki?
What more is there to say?
Ne söyleyeceğimi bile bilmiyorum.
I don't even know what to say.
Söyleyeceğin şeylerle ilgilenmiyorum.
I'm not interested in what you're going to say.
Demek istediğim... / Söylemek istediğim...
What I was trying to say... / What I wanted to say...
Ne söylememi bekliyorsun?
What do you expect me to say?
Kendini savun bakalım!
Let's see you defend yourself!
Ne yaparsa yapsın.
No matter what he/she does.
Bana uyar / Bize uyar.
It suits me (works for me) / It suits us (works for us).
Tam benlik!
Totally for me / right up my alley / just my cup of tea!
Tam bana göre! (Can be replaced with sana, size, ona, etc.)
Totally according to my taste / right up my alley / just my cup of tea!
Ne fark eder?
What difference does it make?
Bu çok saçma!
This is total nonsense / this doesn't make any sense!
Bu hiç mantıklı değil.
This isn't logical at all.
Hiç önemli değil.
It's not important at all.
Nasıl yani?
How's that / How so / What do you mean?
Çekinme / Çekinmeyin.
Don't be shy.
Biraz erkek ol! (rude)
Grow a pair / Grow some balls / Be a man!
Hiç fikrim yok / Hiç fikrim yoktu.
I have no idea / I had no idea.
Duruma göre
According to the situation
Kişiden kişiye değişir.
It varies from person to person.
Bildiğim kadarıyla
As far as I know...
Anladığım kadarıyla
As far as I understand...
Yapabildiğim kadar yaptım.
I did as much as I could.
Elimden geleni yaptım.
I did what I could / I did what was in my power.
Araştırmaya göre
According to research...
Okuduğuma göre
According to what I read...
Duyduğuma göre
According to what I heard...
Dediğim gibi
Like I said...
Dediğin gibi / Dediğiniz gibi
Like you said...
Bildiğin gibi / Bildiğiniz gibi
As you know...
Anlayabildiğim kadar / kadarıyla
As much as I was able to understand / As far as I was able to understand...
Yiyebildiğin kadar ye.
Eat as much as you can eat.
Şöyle söyleyelim / Şöyle açıklayayım.
Let's put it this way / Let me explain this way...
Bu konuda bana güven.
Trust me on this.
Bana güven.
Trust me.
Bunu neden yapayım?
Why would I do that/this?
Dürüst olarak
To be honest / honestly
Şaşırmış gibi yapma!
Don't act so surprised!
Sana bağlı / Size bağlı
That depends on you / It's up to you
Kendini özletme / Kendinizi özletmeyin
Don't be a stranger.
Bunda ne var / Ne var bunda?
What's the big deal / What's wrong with that?
Öyleyse...
In that case / If that's so...
Konu kapanmıştır
End of discussion / Discussion closed
Cultural Expressions
...
inşallah
God willing, I hope so (religious)
umarım
I hope so (secular)
Allah bilir
God knows [best]
Allaha şükür
Thank God
Allah aşkına
For God's sake!
güle güle giyin!
Enjoy wearing it! (when someone buys new clothing)
güle güle oturun!
Enjoy living [there]! (when someone moves into a new home)
güle güle kullanın!
Enjoy using / driving it! (when someone buys a car or other item)
Allah mesut etsin!
May God make them happy! (to someone getting married)
Allah bir yastıkta kocatsın!
May God grant them a long life together [literally, May God help them age on the same pillow!] (to someone getting married)
çok yaşa(yın)!
May you live long! (to someone who sneezes)
Sen de gör / Siz de görün / Hep birlikte / Hep beraber
You, too OR Let's all live long (in response to "çok yaşa")
güle güle kirlenin!
Enjoy getting dirty! (to someone who has taken a bath or shower)
sıhhatler olsun!
May you enjoy good health! (to someone who has taken a bath or shower OR to someone who has gotten a haircut)
afiyet olsun!
Bon appetit (literally, May it be good health -- when sitting down to a meal or serving food)
eline sağlık / elinize sağlık
Thanks for the meal (literally, Health to your hands -- said to the cook or chef -- cook or chef can reply with "afiyet olsun")
yemek çok güzel olmuş
The food is very good / nice / delicious ("lezzetli" can be used for delicious)
sağlığın(ız)a!
Cheers! (literally, To your health! -- used when toasting)
şerefe!
Cheers! (used when toasting -- I think this one is more associated with alcoholic drinks)
geçmiş olsun!
Get well soon, may it get better (literally, May it pass! -- can be used when someone is sick, having difficulties, or suffering misfortune) -- can also be said for a sünnet düğünü (circumcision feast)
Allah şifa versin!
May God provide the cure! (to a sick person)
Allah rahmet eylesin!
May God show mercy on him / her! (when hearing news of someone's death)
Allah geride kalanlara uzun ömür versin!
May God give long life to those who remain behind! (expressing condolences to relatives or friends of the deceased)
başınız sağ olsun!
May you [your head] be healthy! (expressing condolences to relatives or friends of the deceased)
iyi yolculuklar!
Bon voyage!
yolunuz açık olsun!
Have a good trip!
kolay gelsin!
Take it easy; I hope your work goes well (literally, May it come easily -- used when someone is working hard or has some task to do)
yeni yılın(ız) kutlu olsun!
Happy new year!
doğum günün(üz) kutlu olsun!
Happy birthday!
mutlu yıllar!
Happy birthday! (literally, Happy years)
anneler / babalar gününüz kutlu olsun!
Happy Mother's / Father's Day!
bayramın(ız) kutlu olsun!
Have a happy bayram!
sevgililer günün kutlu olsun!
Happy Valentine's Day!
Allah belanı versin!
May ** *** you!
Allah gözünü kör etsin!
May God make you blind!
Maşallah, nazar değmesin!
Marvelous/Wonderful, may the evil eye not touch him/her/it! (said after someone gives praise)
Allah kem göz(ler)den esirgesin!
May God protect him/her/it from the evil eye(s)! (said after someone gives praise)
Allah bağışlasın!
God bless him/her! (used when praising someone's child)
Allah göstermesin!
God forbid! (said after a misfortune or disaster is mentioned)
Allah korusun!
May God protect! (said after a misfortune or disaster is mentioned -- can sometimes be seen on the back of taxis or dolmuş [shared taxi] in Turkey)
çok üzüldüm.
I am very sad (for offering sympathy)
Allah sana / size sabır versin.
May God give you patience (for offering sympathy)
siz sağ olun.
May YOU be healthy / alive (response to someone offering sympathy)
dostlar sağ olsun.
May friends be healthy / alive (response to someone offering sympathy)