93 terms

Unit 3

STUDY
PLAY
al-
to take, to buy
anla-
to tell, to explain
bil-
to know
ders çalış-
to study (for a class)
dinle-
to listen
et-
to do, to make
git-
to go
iste-
to want
müzik dinlemek
to listen to music
öğrene-
to learn
oyna-
to play
telefon etmek
to make a phone call
televizyon izlemek
to watch televizion
top oynamak
to play with a ball
uyu-
to sleep
yemek
to eat * Requires direct object *
yemek yemek
to eat
ders
lesson
fincan
cup
work
müzik
music
park
park
raf
shelf
şapka
hat
sınıf
class
sinema
cinema
süpermarket
supermarke
telefon
telephone
tiyatro
theater
ekmek
bread
elma
apple
kahve
coffee
yemek - noun
meal
hasta
the sick; patient
memur
clerk
ablam
my older sister
ağabeyim
my older brother
annem
my mother
babam
my father
erkek kardeşim
my younger brother
kardeşim
my sibling
kız kardeşim
my younger sister
erkek
man, male
kız
girl, daughter
akşam
evening
bu akşam
this evening
bu sabah
this morning
gün
day
her gün
today
her sabah
every morning
sabah
morning
yarın
tomorrow
büyük
big; large
eski
old - for objects
genç
young
güzel
beautiful, fine
iyi
good
küçük
small
yaşlı
old
biraz
a little
büyük bir hastane
a large hospital
dinleme
listening
bu
this
şu
that - near
o
that - far
nereye
where to?
Güzel!
Good! Fine!
Çok güzel!
Very well!
Çok iyi!
Very well
buyurun
please; similar to Tafadal bil arabia.
teşekkür ederim
thank you
bir şey değil
you are welcome
günaydın
good morning
hoşça kal
good bye
.... ne demek?
What does .. mean?
Ne dersin, sinemaya gidelim mi?
What do you think, shall we go to the cinema?
Olur, gidelim
Alright, let's go
daha bilmiyorum
I don't know yet.
anlatın
tell! explain!
İngilizce
English
Türkçe
Turkish
ödev yapmak
to do homework
öğleden sonra
afternoon
akşamustu
evening/post dinner/tea time
ve saire
etcetera
hiç bir şey
no one/nothing
gece
night
yağmur
rain
yağmur yağmur
it's raining
kar yağıyor
it's snowing
burada
Here
şurada
There - near
orada
There - far