Turkish

STUDY
PLAY

Terms in this set (...)

Müfettiş
İnspector
Müşteri
Costumer
Sabırlı
Patience
Sicim
Cord, String
Delikanlı
Young man (lad)
Dua Etmek
To Pray
Avlamak
To Hunt
Haşlamak
To Boil
İliklemek
To button up
Pişman olmak
To be regretful
Değerli
Valuable
Yaratmak
To create
Yaratıcı
Creative
İşletme
Firm
Rekabet
Competition
terfi etmek
Promote (job)
mezun olmak
Graduate
Mezuniyet
Graduation
Çözüm
Solution
Çözmek
Solve
Yönlendirmek
Guide/Direct
Hasar
Damage
Zarar
Damage
Üyelik
Membership
Abartmak
Exaggerate
Ferah
Open/Spacious
Cömert
Generous
Berbat
Fena
Bağırmak
Yell
Bol bol
A lot/ample
Cam
Glass
Tasarım
Design
Tasarlamak
To design
Yanmak
Burn
Önyargı
Prejudice
Çadır
Tent
Zarar vermek
To harm/damage
Hayal
İmagination
Hayal etmek
To imagine
İstisna
Exception
işgal etmek
To occupy
Miras
Legacy
darbe
Coup
Duvar
Wall
Ayrımcılık
Discrimination
Takip etmek
To follow
Yaratıcı
Creator/Creative
Yıkmak
Demolish
Yıkılmak
Be demolished
Muhalefet
Opposition
muhalefet Partisi
opposition party
muhafazakar
conservative
muhteşem
Magnificient
Alışkanlık
Habit
Cinsiyetçilik
Sexism
Ohal
Sensitive
Sorumluluk
Responsibility
Fetöcü
Gulenist
Uğramak
To stop by
Terlemek
To sweat
Kibar
Polite
Hayalet
Ghost
Ağırlamak
To welcome, To host
İyileşmek
To become good
Hırslı
Ambitious, Competitive
Farketmek
To notice
Sarışın
Blonde
Esmer
Brunette
Uyuyakalmak
To fall asleep
İddialı
Assertive
Sergi
Exhibition
Yazık
Shame
etkilemek
İnfluence
İnsanoğlu
Humankind
Sayıda
Myriad
Birey
İndividual
Bodrum
Basement
Köylü
Peasant
Muhasebe
Accounting
Muhasebeci
Accountant
uygulamak
Apply
Uygulama
Application
Deyim
Saying
Emir
Command
Emir Vermek
To command
Sorumluluk Almak
To take responsibility
Kırmak
To break
Kırılmak
To be broken
Görev
Duty (Task)
tercih etmek
To choose
Tavsiye Etmek
To reccomend
Tembel
Lazy
Şikayet etmek
To Complain
Şikayet
Complaint
Yavru
Kitten
Silmek
To Delete
Nafaka
Subsistence
Kovmak
To Fire (a person)
Eleştirel Düşünme
Critical Thinking
İncelemek
To Study
İnkar
Denial
Boşanmak
Divorce
Saygı
Respect
Yetmek
To Suffice
İstihdam
Employment
Saçma
Foolish
Yürüsel
Local
Boday
Wheat
bilinçli
Aware
Müzayede
Auctionhouse
Tema
Decorarion
Kıta
Continent
Dikmek
To Plant
Yenilenmek
To be updated, made new
Yenilemek
To update, renew
Çılgın
Crazy
icat etmek
To invent
Harcamak
To spend
Bahane
Excuse
Donuz
Pig
Korumak
Protect
Kurmak
To establish
Kurtarmak
To save (from)
Odaklamak
To focus (on)
Odaklanmak
To be focused
yalan söylemek
To lie
Yalan
Lie, Untruth,
Kadınsı
Feminine
Erkeksi
Masculine
Öğün
Meal
Araç
Tool
Gereç
Tool, Equipment
Hedef
Goal
Sunmak
To Offer
Efsane
Legendary
Sıra
Line
Hayatta Olmaz
Not on my life
İade Etmek
To return (a thing)
İade edilmek
To be returned
Engel olmak
To stop (something)
İstemeyerek
Without wanting to (reluctantly)
Farz Etmek
To imagine
Diyelimki
Let's say that....
Farz edelim ki
Lets imagine that
İstemeden
Without wanting to (reluctantly)
Müsevi
Jewish
Masraf
Expense
takım elbise
Suit
Jeton şimdi düştü
The penny dropped
Beslenme
Nutrition
Merhamet
Mercy
Bildiğim kadarıyla
As far as i know
Öğle görünüyor ki
İt appears that
Aynen öğle
İ agree
Size katılıyorum
İ agree with you
Katılmak
To agree (be in agreement with)
Ayni fikirdeyim
İ am of the same opinion
Ayni fikirde değilim
İ am not of the same opinion
Eleman
Employee
Ara
Break, Gap, interval
maaş
Salary
Zam
A raise, an increase
İzin vermek
To allow, to give permission
İzin
Allowance, Permission
hemen hemen
Nearly
Koltuk
Seat
Bıkmak
To be fed up with
Yanlışlıkla
Wrongly
Hariç
Except
Ben hariç
Except me
İmkan
Chance
Biri
Someone
Akraba
Relative, Kin
Akrabalık
Kinship
İmkansız
İmpossible
İmkan
Chance, possibility
İmkansızlık
İmpossibility
Zannetmek
To suppose, reckon
Sanmak
To figure, to think
Ezmek
To Crush
Kazara
Accidently
Yönetmek
To direct
Yönetmen
Director
hasılat
Revenue
Başrol
Lead role
Kule
Tower
Kaşık
Spoon
Çatal
Fork
Bıçak
Knive
Bırakmak
To quit, To leave, To give up
İkiz
Double, Twin
Komşu
Neighbor
Kaybetmek
To lose
Kaybedilmek
To be lost
Yoğun
İntense
Kiralamak
To rent
Yakalamak
To capture, to catch
Yakalanmak
To be caught, to be captured
isyan etmek
To rise up; to riot
İsyan
Uprising; Riot
itiraz etmek
To object to
İtiraz
Objection, protestation
Yalnız Bırakmak
To leave (something) alone (-a/e)
Fare
Mouse
Kurgu
Fiction
Belgesel
documentary
Unsur
Factor, Element
Düzgün
Correct
Anket
Survey
Şeref
Honor
Şerefsiz
Without honor
Yatırım yapmak (-de/da)
To invest
Güvenilir
Reliable, Trustworthy
Diyelim ki...
Lets say that....
Takas
Barter
Takas etmek
To barter
Neşelendirmek
To cheer (someone) up
Katmak
To add to, to join to
Katılmak
To attend, to participate, to Join
Gürültü
Noise, din
Gürültülü
Noisy, loud
Reddetmek
To deny or refuse (a request)
İnkar Etmek
To deny, To Repudiate (an accusation)
emekli olmak
To retire
Kuraklık
Draught
Ödünç Vermek
To Lend (a thing)
Borç vermek
To lend (money)
Verimlilik
Productivity
Yolsuzluk
Curruption
rüşvet vermek/-A
To bribe
Rüşvet
A bribe
Büyücülük / Büyü
Witchcraft
Borç
Debt
Barış
Peace
tam tersine
Other way around
Hatta
Ayrıca
Zevk
Pleasure, Enjoyment
Davranmak
to behave
Davranış
Behavior
San
Saint
Yetişkin
Adult, Mature
Zincir
Chain
Kıyamet
Doomsday
Bunaltıcı
Depressing, Oppressive
Ruhbilim
Psychology
Psikoanaliz
Psychoanalysis
Keyif
Joy, Pleasure
Üreme
Reproductive, Reproduction
Kılgan
Organ
Felç
Paralysis
aşırı
Excessive
Kirli
Dirty
Teklif Etmek
To propose, To Offer
Teklif
Proposal, Offer
sıkılmak
To be bored
Cahillik
İgnorance, İlliteracy
Kutuplaşmak
To polarize
Kutuplaşma
Polarization
Dedikodu
Gossip
azınlık
Minority
tepki
Reaction
Özenmek
To want to imitate (someone)
Ezik
Loser
Cahil
İgnorant, İlliterate
Kader
Fate, Destiny
Ezmek
To crush
İğrenç
Disgusting
Görünmez
İnvisible
Nihayet
Finally, Eventually
suçlamak
To charge, to accuse
Verimlilik
Productivity
Esneklik
Flexability
Denge
balance
Dengeli
balanced
dengesiz
Unbalanced
Kürtaj
Abortion
İtaat
Obedience
İtaat etmek
To Obey
Emlak
Real Estate; Property
Üst
top
Alt
Bottom
Karşısında
Across (from)
Yanında
Next to
Endişeli
Stressed
Utandırıcı
Embarassing; Shameful
Utandırmak
To embarass, To Shame
Utanmak
To be embarassed, ashamed
Merdiven
stairs
Yukarı
Up, upstairs
Ahlâki
Moral, ethical
Ahlak
Morals
tarif etmek
To describe
Kuşku
Doubt
Kuşkulanmak
To doubt
Acil
emergency; urgent
Kavram
Concept; Notion
Kavramsallaştırmak
To conceptualize
sinirlenmek
Be mad
Tutmak
To hold
Sömürgecilik
Colonialism
Seyahat
Travel
Seyahat Etmek
To Travel
merak etmek
To wonder
söndürmek
To extinguish
Bağışlamak
To forgive
Bağışlanmak
To be forgiven
İhtiyaç
Need; Necessity
İlaç
medicine
Kaba
rude
Tecavüz
Rape
Hiç kimsenin sahibi değilsin
You dont own anyone
Utanç
Shame
Refah
Welfare
Vurmak
to hit
Kanıtlamak
To Prove
Kanıt
Evidence
Sarılmak
To Hug
Bekar
Single
Canavar
Monster
Aranmak
Looking for (asking for)
Utanmak
To be embarrassed
Mükemmel
İdeal
Beklenti
Expectation
Akran
Peer
Şüphelenmek
To be suspicious
Zavallı
Poor, Miserable
Takı
Jewelry
Heykel
statue/sculpture
Resam
Painter
Sahne
Scene; Stage
Sahne Sizin
İts your scene (go ahead)
Perde
Curtain
Seyirci
Audience
Şiir
Poem
Şair
Poet
Dal
Branch
Kukla
Puppet
Gölge
Shadow
Fıkra
Anecdote (paragraph)
Kukla
Puppet
Bağımsız
İndependent
Oyuncu
actor, actress
Canlandırmak
To bring to life; to animate (to play a role)
Şekillendirmek
To give shape
Şekillenmek
To be shaped
Dansçı
Dancer
Güzel zaman geçirmek
To have a nice time
Traş olmak
To shave
Biriktirmek
To save (money)
Önermek
To suggest (tavsiye etmek)
Kabus
Nightmare
Dava
Lawsuit
Vekalet
Power of attorney
Yetişmek
To catch (also: arrive in time)
Uğur
Luck
Uğurlu
Lucky
Aydınlatmak
To illuminate
Kocaman
Enormous
Güreş
Wrestling
İlahi
Chant; hymn
Gurur
Pride
Gurur duymak (-le)
To be proud
Sırt ağrısı
Back pain
Bilinmek
To be known
Netleştirmek
To make clear
Kalıtsal
Hereditary
Nezle
Flu
Bulaşıcı
Contageous
Hastalığa yakalanmak
To catch a disease
Şarj
Charge
Şarj Etmek
To Charge
Dolaylı
İndirect
Tedavi
Treatment
Tedavi etmek
To treat
Kalıcı
Permanent
Cimri
Stingy
Mücadele
Struggle
Mücadele etmek
To struggle
muayene etmek
To examine
Muayene
Examination
Gümrük
Custom
Adet
Custom
İnek
Cow
Eğlenme
Fun; amusement
Eğlenceli
Amusing; Entertaining
Yeterlilik
Adequacy; Sufficiency
Ayna
mirror
Kertenkele
Lizard
Kurmak
To establish
Kuruluş
İnstitution; Establishment
Korumak
To preserve, To protect
Tuşlamak
To Dial; To Type
Tuş
Button, Key
Kavurmak
To roast
Kavurma
Roasted
kızartmak
To fry
Kızartma
Fried
Çizgi
Line
Destan
Epic; Saga
Güvenmek
To Trust
Direnmek
To resist
Fırlatmak
To throw
Atmak
to throw
Kıpırdamak
To Move
Tepe
Hill
Tepki
reaction
Sürmek
To Spread
Dehşet
Terror
Titremek
Quiver, Shake
Acımak
To pity
Madde
Material, Matter
Israr etmek
To İnsist, Urge, Persist
Israr
İnsistence, Persistence
Bayat
Stale
Kabarmak
Swell, Bubble
Isınmak
To warm, to heat
Tünemek
To perch
Merasım
Ceremony
Sürmek
To spread; To drive
Hesaplamak
To account for, To calculate
Semt
Suburb
Tepmek
Kick
Savarmak
To Hurl
Emretmek
To command, order
Mola
Break, Pause
Benzemek
To resemble, to look like
Peşpeşe
Consecutive, Successive
Usul usul
Quietly, gently
Cesaret
Courage, Bravery
Yumuşak
Mild, gentle, easy-going
Bitinlik
Exhaustion
Yapış yapış
Sticky
Demin
Just now
Pezevenk
Pimp
Tuhaf
Weird, Strange
Çamur
Mud
Yanıtlamak
To respond
Musluk
Tap/faucet
Dalmak
To Dive
Arşıv
Archive
Hayret
Astonishment
İşkence
Torture
Pişman
Regret, contrition
Yersiz
İmproper
Kirli
Dirty
Endişeli
Anxious
Tüfek
Rifle
Kazak
Sweater
Doymak
To be full (sated)
Reçel
Jam
İşaret
Sign, signal
İşaret etmek
To signal, to point out
Şiirsel
Poetic
Yazım
Spelling
Toplu
Organized, Tidy
Dağınık
Messy
Raf
Shelf
Kase
Bowl
İstisna
Exception
Düzenlemek
To Organize
Sakal
Beard
Bıyık
Moustache
Katlamak
To Fold
Herkesin önünde
İn public
Hoparlör
Speakers
Dilek
A wish
Dilek tutmak
To Wish
Günlük
Diary
Dövüşmek
To fight
Ter
Sweat
İstihbarat
İntelligence
Mezar
Grave
Anaç
Motherly
Birisel
İndividualistic
Yaptırım
Sanction
Karamsar
Pessimisitic
Ayna
mirror
Tavır
Attitude, Manner
Cesaret
Courage
Yızık
Tragedy
Çamur
Mud
Kuşku
Suspicion
İki yüzlü
Two faced
Ürkek
Timid
Şimşek
Lightning
Konut
Housing
Koklamak
To Smell
Ekran
screen
Tufan
Flood
Zemin
Floor
İletişim
Communication
Tüzük
Charter
Meşruiyet
Legitimacy
Küpe
Earing
Koyle
Necklace
Yüzük
Ring
Gümüş
Silver
Sedef
Mother-of-Pearl
Mezarlık
Cemetary
Bostan
Vegetable Garden
Kurmak
To establish
Kurulmak
To be established
heyecanlı
Exciting/Excited
Solmak
Wither, Wane
Yerine Getirmek
To perform, to fulfill
Tarikat
Sect, Cult
Masraf
Cult, Sect
bütünleşme
Consolidation, Integration
İslahat
Reform
Aydınlar
İnteligensia
İstibdat
Despotism
Hassas
sensitive
Müsavat
Equallity
Teşkilat
Governance
Uzlaşmak
Compromise, Reconcile
Taslak
Draft, outline
Arz
Demonstration, Presentation
Teslim
Surrender
hazırlık yapmak
To make preparations
Sebebiyle
On the grounds that
maruz kalmak
to be exposed to
Karargah
Headquarters
Haç
Cross
Çan
Bell
Harabe
Ruin
atıştırmak
to snack
Papaz
Priest
Hummalı
Frantic
Faaliyet
Activity
onarılmak
to be repaired
Ahır
Barn
Ayin
Ritual/ceremony
Virane
Desolation, ruin
Virane olmak
To come to ruin
İlçe
District
Yahut
Or
Vaftiz
Christening/Baptism
Zira
Because
Reşit
Adult
Reşit Olmak
To come of age
Aşına
Familiar
aşama
phase
Süslenmek
To be decorated
Çizmek
To draw
Seslenmek
To adress
yetişmek
to grow
Kaçınılmaz
Inevitable
Olanak
Opportunity
İflas
Bankruptcy
Zafer
Victory
Yaramak (-a/e)
To be useful to
sonsuza kadar
forever
yetiştirmek
To raise, to grow
Tanımlamak
To describe, define
Kemik
Bone
Anabilim
Department
Hemşire
Nurse
Muğlak
Ambiguous
kaçakçı
smuggler
Nadiren
Rarely
Zarif
Elegant
Ufak
Small
Ufacık
Tiny
Talihli
Lucky
Mızrak
Spear
Taraftar
Follower
Harici
External
Hileyle
By trickery
Kargaşa
Disturbance
Katliam
Massacre
Talimat
Instruction
Suikast
Assassination
davet etmek
to invite
Çember
Circle
Sözleşme
Contract
Keşfetmek
To discover
Hasat
Harvest
Halen
Currently/still
Ortaya çıkarmak
To introduce something
Oldukça
Quite
-(y)a özgü
Particular to
yabani ot
Wild herbs
malzemeler
ingredients
Deneysellik
Experimentation
sayesinde
Thanks to
Düzlükler
Plains
Ardından
Following/Afterwards
Mecvut
Available
Hatta
In fact
hayranlık
admiration
Tüketmek
To consume
misafirperverlik
hospitality
Miktar
Quantity
Aşçı
Cook
Hamurcu
Baker
Tutku
Passion
Kışla
Barracks
Sığınak
Shelter
Gerekenler
Requirements
Özetlemek
To summarize
Değinmek
To mention
Kök
Root
Vali
Governor
Sunum
Presentation
çekirdek
seed
Demlemek
To brew
Fal Balmak
Fortune tell
Damat
Groom
Ahşap
Wooden
Ayrışmak
To separate
Rivayet
Hearsay
Girişimci
Entrepreneur
Girişimcilik
Entrepreneurship
Temsilci
Representative
muhtemelen
probably
Söyleşi
İnterview
bağımsız
independent
Bağımsızlık
Independent
Lakap
Nickname
Dilekçe
Petition
Çapulcu
Looter
Dayanışma
Solidarity
Yankı
Echo
Onur
Honor
Zırh
Armor
Savunmak
To defend
çatışma
conflict
İçselleştirmek
To internalize
Uçmak
To fly
Uzatmak
To extend, lengthen
minnettar
Thankful, grateful
Minnettar kalmak
To be grateful
çağırmak
to call, to invite, to shout
Sakatlanmak
To get injured
düğün
wedding
Girişim
Attempt
Gerilim
Tension
Anılmak
To be remembered
Büney
Structure, consitution
Kurum
İnstitution
Yürütmek
To carry out, perform
öne sürmek
to claim
itiraf etmek
to admit
Keşke
If only
Asla
Never
OTHER SETS BY THIS CREATOR