How can we help?

You can also find more resources in our Help Center.

233 terms

Turkish verbs

STUDY
PLAY
yemek (i)
to eat
vermek (e,i)
to give
sevmek (i)
to like
kalkmak (de)
to get up
koymak
to run
yatmak (de)
to go to bed
yapmak (i)
to do/make
almak (i)
to buy
gelmek (e)
to come
ayrılmak (den)
to leave
yürümek (de)
to walk
dönmek (e, den)
to return
yazmak (i)
to write
anlamak (i)
to understand
yüzmek (de)
to swim
okumak (i)
to read
izlemek (i)
to watch
kalmak (de)
to stay
gitmek (e)
to go
görmek (i)
to see
istemek (i)
to want
çalışmak (e)
to work
dinlenmek (de)
to rest
doğmek (de)
to be born
evlenmek (le)
to marry
içmek (i)
to drink
konuşmak (le)
to speak
mezun olmak (de, e)
to graduate
oynamak (e)
to play
yaşamak (de)
to live
çıkmak (den)
to leave
bitirmek (i)
to finish something
binmek (e)
to ride
büyümek (de)
to grow up
restore etmek (i)
to remodel
girmak (e)
to enter
kaybetmek (i)
to lose
oturmak (e, den)
to sit
tekrar etmek (i)
to repeat
vermek (e, i)
to give
unutmak (i)
to forget
taşımak (i)
to carry
tanıştırmak (e, i)
to introduce
tanışmak (le)
to meet for the 1st time
spor yapmak
to exercise
satmak (e, i)
to sell
öğretmek (i)
to teach
öğrenmek (i)
to learn
ders çalışmak
to study
seyretmek (i)
to watch
uğramak (e)
to stop by
hatırlamak (i)
to remember
geçmek (den)
to go by
uyumak (de)
to sleep
hazırlamak (i)
to prepare
götürmek (e, i)
to take to another place
telefon etmek (e)
to call
sürmek (i)
to last/drive
dans etmek
to dance
inmek (den)
to get off
hazırlanmak
to get ready
duş yapmak
to shower
kabul etmek (i)
to accept
borç vermek
to lend money
acele etmek
to hurry up
sapmak (e)
to turn
söylemek
to tell
davam etmek
to continue
satın almak
to purchase
ayırtmak (i)
to reserve
geç kalmak (den)
to be late
saldırmak (e)
to attack
davet etmek (e, i)
to invite
ölmek
to die
yükselmek (e)
to rise
yaratmak
to create
kurmak (i)
to establish
kermak
to break
cerop vermek (e)
to answer
varmak
to arrive
getirmek (e, den, i)
to bring
kıralamak (i)
to rent
zıyaret etmek (i)
to visit
kamp yapmak
to camp
savaşmak (le)
to fight (war)
rahat almak
to feel comfortable
affetmek (i)
to forgive
uzunmak
to get sad
kuzmak
to get angry
hoşlanmak
to enjoy
yetiştirmek
to grow (something)
yetişmek
to grow
anlatmak
to explain
duymak
to hear
açmak
to open
kapamak
to close
takmak
to wear (accessories)
giymak
to wear (clothes)
biraraya gelmek
to get together
araba sürmek
to drive
sanmak
to have an opinion
düşünmek
to think (about something)
bitmek
to end
aramak
to search
kullanmak
to use
monte etmek
to put together
anlatmak
to tell
bulunmak
to be found
düzenlemek
to organize
kazanmak
to win
panıklemek
to panic
önermek
to suggest
pişirmek
to cook
açılmak (?)
to be opened
arzu etmek (?)
to wish/ to desire
çalmak (?)
to play an instrument
çevirmek (?)
to translate
davranmak (e)
to behave/ to act
durmak (de)
to stop/ to stand
emekli olmak
to retire
ezberlemek (i)
to memorize
berabere kalmak
to tie
bulunmak (de)
to be found
alışmak (e)
to get used
dağıtmak (i)
to scatter/disperse
eğlenmek
to have fun
heyecan duymak
to get excited
izin almak
to get permission
izin vermek (e)
to give permission
harcamak (i)
to spend money
haber vermek (e)
to inform
endişe etmek (den)
to be concerned
ertelemek (i)
to postpone
geçirmek (i)
to spend time
gerekmek (e)
to be necessary
görüşmek (le)
to interview
göstermek (i,e)
to show
greve yapmak
to strike
imkansiz
impossible
gerek
necessary
mümkün
possible
özür dilenmek (den)
to apologize
önermek (i)
to suggest
ödemek (i)
to pay
nefret etmek (den)
to hate
korkmak (den)
to be afraid of
karar vermek (e)
to decide
lazım
necessary
katılmak (e)
to attend
kapanmak
to be closed
rahatsız etmek (i)
to bother
planlamak (i)
to plan
şart
must
temizlemek (i)
to clean
tavsiye etmek (i)
to recommend
sınava girmek
to take a test
sağlamak (i)
to provide
yolculuk yapmak
to travel
tercüme etmek (i)
to translate
tercih etmek (i)
to prefer
teşekkür etmek (e)
to thank
uçmak (le)
to fly
yenmek (i)
to defeat
zorluk çekmek (de)
to have a hard time
bıkmak (den)
to get bored with
balık tutmak
to fish
bildirmek (e i)
to inform
çağırmak (i)
to call out
çıkarmak (i den)
to bring out
çözmek (i)
to solve
değişmek
to change
dikkat etmek (e)
to pay attention to
fren yapmak
to hit the brakes
geliştirmek (i)
to improve
hissetmek (i)
to feel
istifa etmek (den)
to resign
imzalamak (i)
to sign
iptal etmek (i)
to cancel
incelemek (i)
to review
inanmak (e)
to believe
inşaat yapmak (i)
to construct
itiraz etmek (e)
to refuse
karşı çıkmak (e)
to oppose
karışmak (e)
to interfere
kayıt yaptırmak (e)
to register
kaza yapmak
to have an accident
onaylamak (i)
to approve
önlemek (i)
to prevent
riski girmek
to take a risk
rica etmek (i den)
to request politely
saklamak (i)
to hide
sohbet etmek
to chat
söz vermek (e)
to promise
şikayet etmek (den)
to complain
takip etmek (i)
to follow
uyarmak (i)
to warn
yakalamak (i)
to catch
yedirmek (i e)
to feed
a??lamak (i)
to poison
ağlamak
to cry
açıklamak (i e)
to explain
anmak (i)
to pay tribute to
ayağa kalkmak
to stand
bağırmak (e)
to scream
başlatmak (i e)
to get something/to start
borç almak (i den)
to borrow money
bozdurmak (i e)
to exchange
desteklemek (i)
to support
doğrulamak (i)
to confirm
evelnme teklif etmek (i e)
to propose
ısmarlamak (i)
to order something
ısrar etmek (de)
to insist on
ikna etmek (i)
to persuade
kaçırmak (i)
to miss
karşılaştırmak (i)
to compare
para kazanmak (i)
to earn money
pazarlık etmek
to bargain
rejim yapmak
to diet
sıkılmak
to get bored
sınırlamak (i)
to limit
şarkı söylemek
to sing
şaşırmak
to be surprised
teklif etmek (i e)
to offer
teslim etmek (i)
to deliver
uğrasmak (le)
to be busy with
ummak (i)
to hope
yanmak
to burn
yasaklamak (i)
to ban
yasaklanmak (i)
to be banned
zorlamak (i e)
to force
kaza yaptırmak (e)
to cause someone to have an accident
merak etmek (i)
to wonder about
özetlemek (i)
to summarize